iclal

Magazin

İclal Aydın annesinin Anneler Günü’nü kutlarken yaşadıkları z-or günleri de anlattı. Bu fotoğraf 2015 yazından…” diyen Aydın ayrıca paylaşımına şu notu düşmüştür:

Annemin hastalığının ve unutuşunun hız kazandığı günlerden. Şimdi bu fotoğrafa baktığımda aslında hala çok sağlıklı ve neşeliymiş diye düşünüyorum.
Fakat biz hep çok ç-öktü, çok yı-prandı diye üzülüyorduk. Şimdi bu görünenin yarısı kadar. Dün geceyi acilde geçirdik… Hastalığının yatağa bağlı kısmında şimdi annem.

Unutmanın içgüdüsel, temel hayati eylemlerde de başladığı dönemde. Eve en yakın devlet hastanesinin a-cil servisindeki genç doktorlar k-an ter içinde bir hastadan diğerine koşturuyordu. Annem yapılan ilk müdahaleden sonra uykuya dalmışken. Elim ellerinde onları izledim uzun bir süre. Bu işi seçmek, zor bir eğitimden geçip, pek çok şeyden vazgeçerek bu yolda emek verirken kıymetinin bilinmemesi, ş-iddete m-aruz kalmak… Z-or iş çok z-or iş sağlık çalışanı olmak. Kendi kendime dua ettim hepsine. Umarım kabul olmuştur şükranla dolu dualarım.

KUCAĞIMIZA ALIP TAŞIDIK
Annem bir süre sonra gözünü açıp beni görünce gülümsedi. “Yavrum” dedi. Konuşmuyor aslında artık. Konuşamıyor. Ama o kadar aydınlık gülümsedi ve o kadar anlaşılır bir şekilde çıktı ki ağzında o kelime sanırım o anda benden çok t-edavisini yürüten genç Dr. Efe sevindi buna. O ç-ılgın k-aosun içindeki o tertemiz idealizm, bütün o doktor, hemşire ekininin o nefes almadan koşturmalarına, çabalarına kalbim minnetle sızladı bir kez daha. İstanbul’da telefonun bir ucunda en-dişeyle bekleyen kardeşim Hilal’e “Tamam, eve geçiyoruz. İyi şimdi” derken k-ızım Lal anneannesinin saçlarını okşuyordu.

Apartmanın asansörüne tekerlekli sandalye sığmadığı için kucağımıza aldık. Beni doğuranı, benim doğurduğumla taşırken asansörde yeni bir gün başladı. 9 Mayıs Pazar, anneler günü. Annemi yatağına yatırdık. K-ızım Lal “anneler günün kutlu olsun annem” dedi gözleri dolu dolu… “Senin de kutlu olsun kı-zım” dedim. “Belki de en unutulmaz anneler günü budur bizim için.

Annem şu anda gayet iyi. Herkese, her dileğe peşinen ve desteğini esirgemeyen komşularımıza, a-cil servis çalışanların çok teşekkür ederiz. Kalbinde annelik hissiyle yaşayan herkesin anneler günü kutlu olsun.”

KUCAĞIMIZA ALIP TAŞIDIK
Annem bir süre sonra gözünü açıp beni görünce gülümsedi. “Yavrum” dedi. Konuşmuyor aslında artık. Konuşamıyor. Ama o kadar aydınlık gülümsedi ve o kadar anlaşılır bir şekilde çıktı ki ağzında o kelime sanırım o anda benden çok t-edavisini yürüten genç Dr. Efe sevindi buna. O ç-ılgın k-aosun içindeki o tertemiz idealizm, bütün o doktor, hemşire ekininin o nefes almadan koşturmalarına, çabalarına kalbim minnetle sızladı bir kez daha. İstanbul’da telefonun bir ucunda en-dişeyle bekleyen kardeşim Hilal’e “Tamam, eve geçiyoruz. İyi şimdi” derken k-ızım Lal anneannesinin saçlarını okşuyordu.

Apartmanın asansörüne tekerlekli sandalye sığmadığı için kucağımıza aldık. Beni doğuranı, benim doğurduğumla taşırken asansörde yeni bir gün başladı. 9 Mayıs Pazar, anneler günü. Annemi yatağına yatırdık. K-ızım Lal “anneler günün kutlu olsun annem” dedi gözleri dolu dolu… “Senin de kutlu olsun kı-zım” dedim. “Belki de en unutulmaz anneler günü budur bizim için.

Annem şu anda gayet iyi. Herkese, her dileğe peşinen ve desteğini esirgemeyen komşularımıza, a-cil servis çalışanların çok teşekkür ederiz. Kalbinde annelik hissiyle yaşayan herkesin anneler günü kutlu olsun.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir