Mübarek Baykuş

Hikaye

Sahabe-i güzinden Ka’bel-Ahbar (r.a) Hz. ÖMER’e: “Ya ÖMER, kimsenin bilmediği bir şey nakledeceğim sana. Bunu peygamber kitaplarından okudum, oldukça gariptir.
Hz. ÖMER(r.a) “Söyle bakalım Ya Ka’b” Bir gün Süleyman (a.s)’ın huzuruna bir baykuş geldi. Hz. Süleyman ile baykuş arasında şu konuşma geçti:

“Ey baykuş ben biliyorum ki arpa, buğday vb. hububat yemezsin, acaba neden?” “Ya Nebiyyallah, Adem ile Havva o hububatı yedikleri için dünyaya sü-rüldüler. Ben de onun için yemem.”Baykuş değil sanki koskoca evliya mübarek.
“Ben biliyorum ki, sen suda içmiyorsun, neden acaba?” “Ey Allah’ın peygamberi, Nuh (a.s)’ın kavmi suda bo-ğuldu. Ben de suya tövbe ettim.”

“Peki niçin mamur yerlerde değil de harap yerlerde yaşarsın”. “Harap yerler Allah’ın mirasıdır, sahipsizdir. Ben insanların sahip olduğu binaya konmam”.
“Harabelerde niçin ötersin?” “Ey dünya nimetlerine aldananlar, bulunduğum harabeyi görüyor musunuz? Siz de bir gün bunu gibi harap olacaksınız, demek isterim”.

“Peki evlerin üstünden uçarken ne diye ötersin? Ne demek istersin bununla insanlara?” “Ey Ademoğlu yazıklar olsun sana. Arkanda bu kadar is-yan ve gü-nah, önünde de bu kadar keder ve be-la varken nasıl dünya nimetlerinden lezzet alıp neşelendiğinize şaşarım.”
“Niçin gündüz uyurda gece uyumazsın?” “Ey Allah’ın nebisi, gündüz ademoğullarının nefislerine uyup zul-ümlerinin çoğaldığı zamandır. Onlardan kaçarım ki zul-ümleri bana erişmesin. Gündüz uyurum ki, onların yaptıklarını gözlerim görmesin.”

“Ya sabaha kadar ne zikredersin?” “Ey insanlar, uykunuzu ve gafleti bırakın artık. Ahiret için tedarik görüp, azık hazırlayın .” Sonra beni yaratan Allahü Azimüşşanı noksan sıfatlardan tenzih ederim.”
“Ey baykuş, insanlar seni uğursuz sayarlar. Halbuki senin kadar insana merhamet eden ve nasihatte bulunan yokmuş.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.