tayfur

Magazin

Sanatçı Ferdi Tayfur’un yeni imajını görenler tanımakta güçlük çekti.
Uzun bir süredir ekranlardan uzak olan Ferdi Tayfur, son imajıyla sosyal medyada gündem oldu. 75 yaşındaki Tayfur, beyazlamış sakalları ve saçlarıyla adeta bambaşka birine döndü.,

Geçtiğimiz yıl o-gan ba-ğışı yaptıran Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Ferdi Tayfur, uzun süredir gözlerden uzak bir hayat yaşıyor. Vaktini çoğunu evinde geçiren Tayfur’un son hali de dikkat çekti.
SAÇLARI VE SAKALLARI BEYAZLADI Sanatçının kendisi gibi şarkıcı olan kızı Tuğçe Tayfur, sosyal medya hesabından babasının beyazlamış sakalları ve saçlarıyla yeni imajını paylaştı. Tayfur, babasının fotoğrafına “Ferdi Baba’nın hepinize selamı var” notunu ekledi. Usta sanatçının sol haline ise sevenlerinden beğeni yağdı.İşte Ferdi Tayfur’un yeni imajı:

Ferdi 15 Kasım 1945’te, Adana’da, Turanbayburt ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Cumali Bey, dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur’un hayranıydı. Bir de sinemanın tabii. Filmlerde sesini duyduğu ve hayranı olduğu adamın adını oğluna vermişti. Ancak bu ismi koyduğu oğlu daha çok küçükken za-tü-rreden ö-l-dü. O da dünyaya gelen kardeşinde bu adı yaşatmak istedi. Ve tıpkı hayalini kurduğu gibi oğlu adıyla yaşadı; ünlü bir isim oldu. Babası bunu dünya gözüyle göremese de…‘Tıpkı filmlerdeki gibi…’ diye anlatıyordu yıllar sonra bir röportajında çocukluğunu. ‘Babam askerden geldiği gecenin ertesi günü gitti, bir daha gelmedi.’ diyordu. Onu Adana’nın güzel delikanlılarından biri olarak anıyordu.

Ferdi 5 buçuk yaşındaydı. Gecesinde babacığının kucağında oyunlar oynamış, sabah evden çıkışını bilmeden hafızasına kazımıştı. Yıllar sonra bile onu evden çıkan görüntüsünde hatırlıyordu. Anlattığına göre bir ağanın adamları tarafından o-l-ür-ülmüştü. Geride onu çok özleyen, kaybının hüznü ve ez-ikliğini boynunda taşıyan bir çocuk kaldı. Erken büyümek zorunda olanlardandı…

Sonrası yoksulluk ve devam eden bir t-rajedi. Babasının o-lüm-ünün ardından ne yapacağını bilemeyen anneciği tekrar evlendi. Ferdi okumak istiyordu. Babasının da en büyük hayali buydu. Ancak zaman şimdi tersten akıyordu. Henüz çocukluğu üzerinden atamamış, babasının a-cısı ile sıcak yoğurulurken ü-vey babası onu bir şekerci dükkânına çırak verdi. Kötü bir adam değildi. Ancak yoksulluk onları kıskıvrak pençesine almıştı. İş hayatı çok erken başlayan Ferdi, okumayı da işte bu koşturma içinde öğrendi. Onun için açılacak bir ‘Eğitim hayatı’ başlığı ne yazık ki yoktu. Ama bu dönemde yaşadıklarını bir gün ‘Şekercinin Çırağı’ adını verdiği bir romanda anlatacaktı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir